|
|
|
Sevgili Halam Sahara Peri Canısım 
|
GÖNLÜMÜN SEVGİLİSİ
Gönlümden yüreğime aktın, bir kere sevdim de sevgimi sana veremedim. Neyazık ki ben yolu yarılamıştım, sense yolun başındaydın. Olmazı aşkı yaşamıştım ben sende. Oysa o kadar istedimki seni seninle yaşamayı. Kimin ne dediğini duymadan aldırmadan, seni seninle yaşamayı. Ama sen bende hiç olmadın ki. Hep bir adım uzaktın bana biliyordum kalbimin kapılarına zincir vurmuştum. Benim sevgim yetmedi yetemedi kalbini sevgiyle doldurmaya yada istemedin yada korktun sevdiğim beni sevmeye. Haklısın belki ya ben çok bencildim ya da çok sevdim. Biliyordum ki.... Yanlış bir zaman dilimindeydik ikimizde GÖNLÜMÜN SEVGİLİSİ
CaNiK
|
|

UMUTLUYUM
İlk gittiğin gün vardı ya, Hatırlamazsın ki o zamanı da, Ama olsun hayattasın ya Yaşıyorsun ya umutluyum hala.
İlk kez başını çevirdiğin zamanda, And içtim sen nereye ben oraya Umudu hiç ağlatmadım ya, Geceleri ağlasamda.
Tuttuğumuz yıldızlar hala havada, Hani demiştin ya o yıldız kaymazsa, Ban yanındayım yanında olmasan da, Ne olursa olsun umutluyum hala.
Gitsen de başka diyarlara, Yıldızın kaymadı hala orda! Ben buradayım bir başıma Ama olsun seviyorsun ya beni hala…
Geceler beni esir aslada zindanlarda, Bulutlar kapatsa yıldızlarımızı da, Unutsan gozlerimin renginide Bir ışık var umutluyum hala
|

Ben seni severken Sen yanımda yoktun ki! Ben seni özlerken Sen bilmiyordun ki! Ben seni sensiz sevdim... Sen yokken bakışların vardı Beynime kazınmış Nereye baksam oradaydılar, Ben seni sensiz sevdim..
Göremesem de, rüyamdaydın, Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin Ve kimse seni oradan çıkaramayacak. Sen bile! Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da, hayalin vardı, Sen olmasan da, şarkılar vardı; Seni hatırlatan... Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın. Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da,yıldızlar vardı, Sen olmasan da,bulutlar vardı, Sen olmasan da,günbatımları vardı, Sen olmasan da,denizler vardı... Ben seni sensiz sevdim...
Aslında sen hep vardın, Aynı şehirde,aynı sokakta, “Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum” ama; Ben seni sensiz sevdim...
Ne olurdu sende beni sevseydin? Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim? Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni, Hani kıyamet koptuğunda...
Ben seni sensiz sevdim...
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!
|

Anlayacaksın
Parıltılı bir Başkent'in lacivert karanlığında, Aç pencereni bak göklere, çoban yıldızını göreceksin. Sen tatlı bir uyku beklerken sıcak yatağında, Sana gönderdiğim aşk melekleriyle konuşacaksın. Sevda şarkılarını ay ışığında mırıldandığında, Yıldızlardan sesinin bana döndüğünü hissedeceksin. Gülistanıma ektiğim aşk tohumlarında, En güzel çiçeklerden taçlar bulacaksın. Yokluğumda kan ter içinde gördüğün her düşünde, Senin için yaptığım en güzel bestelerimi duyacaksın. Seni, beni, biz yapacak sır için elindeki çiçeğin tacından, Sabırla kopara kopara sonunda seviyor diyeceksin. Sımsıcak bir tebessümle beklediğin her gününün, Ondört Şubat sevgililer günü olmasını isteyeceksin. Seni seviyorum diyebilmenin hazzını yaşarken, Dikeni alınmış taze bir gül goncası bekleyeceksin. Bir gün gelecek bekliyorum, diliyorum, sevgiçelenim, O zaman sevmekle acımak arasındaki farkı öğreneceksin. Belki de sana olan büyük ve ölümsüz aşkımın manasını, Ak düşmüş saçlarınla, mezar taşıma bakıp anlayacaksın.
|

Bir sabah, Zamanı durdurdun sen... Ayrılığı ekledin sonbahara Mevsimin bütün bulutları, Gözlerimde birikti de Ben yağamadım bakışlarına... Söyle! Hangi güneş Baharı getirecek şimdi bana? Kadehimiz ayrılağa kalkmadı ki hiç Ben nasıl içebilirim yokluğuna... Belki, Zamansızdı sevgim En az gidişin kadar! Elde değil bu. Sen hiç eylülde sevip de Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı? Bilemezsin sevdiğim... Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı... Doğduğum gündeyim şimdi. Yoksun... Bir başıma içip, Kağıda gidişini karaladım... Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili Anladım...
|

Gözyaşım Takılı Kaldı Buluta
Yağmur kaç gece yağdı Hatırlamıyorum Sel mi aldı canımı Hiç bilmiyorum Oysa gözyaşım takılı kaldı buluta Yağmur kaç gün önce bitti Hatırlamıyorum Damlaları göz bebeklerimde mi Bulamıyorum Oysa gözyaşım takılı kaldı buluta Yağacak sağanak sağanak Karışacak sonsuzluk nehrine Çekip götürecek beni Senin hoyrat karanlığına Gözyaşım ıslatacak saçlarını Biliyorum Bir damla olup konacağım Dudağına Ne olur onu da kurutm a Sevdamı kuruttuğun gibi Bir hiç uğruna |

SeVDa
bir tuhaf bu sevda, sessizce bir tuhaf sokuldu yanima. sevmem zannederken vuruldugum, söylemem derken haykirdigim, baglanmam derken tutuldugum... bak, üstüne şiir bile yazar oldum! sahi o sen misin sevilmememesi gereken? ve bu ben miyim, seni düşününce, yüregine baharlar gelen? ve ben miyim, biraz üşüyünce, gözlerini hayal eden? bakişlarin ne sicak bilir misin? bir tuhaf bu sevda gelişi gibi tuhaf olacak gidişi de besbelli... belki birden siyrilir yüregimden ansizin. belki yillarca kalir da, farkina vardirmaksizin. sonra ilerde bir sabah vakti, bir de bakarsin kalbinde bir sizi, gözlerin dolar, sorarsin: hala burada misin?
|

Sen Sen Sen
Bir dagbasi yalnizligi yasiyorum yeniden, Dagbasi yalnizligi ölümden beter. Hiç kimse aramasa sormasa beni Sen gelsen yeter.. Huzur ellerinin güzelligidir. Gözlerin karsimda mutluluk denizi. Her sabah soframizda ekmegimizi Sen bölsen yeter.. Yüregim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam Yayla dumani gibi gözlerime her aksam Sen dolsan yeter.. Bende çaresizlik sonsuz kördügüm. Bende sabir sende naz.. Gündüzünden vazgeçtim düsümde biraz Bir yüz görümlügü sen olsan yeter.. Duymasa da hiç kimse sâir gönlümün, Sende karar kildigini... Ve içimin serha serha yarildigini, Sen bilsen yeter.. Bir gün duysan bittigimi, tükendigimi.. Çikip gelsen uzaklardan korkulu ürkek.. Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek, Egilsen yeter... |

TRAFİK
Temel ile Fadime birgün arabayla dolaşıyorlarmış az sonra bunları polis durdurmuş ve yanlarına bir kamera ve bir muhabirle gelmişler. Muhabir : "Sizi tebrik ederiz beyfendi! kaç saattir burdayız emniyet kemeri takılı olarak araba kullanan tek sürücü sizsiniz ödül olarak kanalımız size 500 milyon veriyor! Eee ne yapacaksınız bu parayla ?" Temel cevap verir : "Ilk fırsatta bir ehliyet alıcam!" Fadime telaşlanır durumu düzeltmek için "Kusura bakmayın alkollüyken ne dediğini bilmez!" Arka koltukta oturan idris atılır "Ben dedim size çalıntı arabayla yola çıkmayalım diye yakalandık işte!" Bu arada bagajdan bir ses gelir "Ula hala geçmedik mi şu sınırı???!!"...

ÖNLEM
Temel akciğer kanseri olmuş Doktorlar iki aydan daha fazla yaşaman mucize olur demişler ve umitsiz olduğu için tedaviye de son vermişler. Oleceğini anlayan Temel , bütün eşiyle dostuyla helalleşmeye karar vermiş. Fakat bizim Temel gördüğü herkese kendisinin AIDS hastalığına yakalandığını ve iki ay içinde öleceğini anlatıyor ve helal etmelerini istiyomuş haklarını. Tabii bunu duyanlar Temel'e helallik veriyorlarmış ama bir yandan da elini bile son bir defa sıkıp, kucaklaşmaktan kaçınıyorlarmış. Temel'in en iyi arkadaşı Dursun Temel'in bu yaptığını duyunca sormuş - Yaw Temel, anladık sen Kanser oldun ölecen, neden millete AIDS oldum diyon, bak herkesi bir korku sardı demiş. Temel; - Yaw Tursun, öyle de öleceeezzz böyle de ölecez, bari karıyı sağlama alalım dedim... |

YAVA$
Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor... Bakmış bir tabela: "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80'e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel 60'a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: "YAVAŞLA 40." - "Yolda çalışma var galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: "YAVAŞLA 15 km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: "YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500" ...

SINYAL
Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da....
|

TEST
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında "şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi?" demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve: - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, öteki araya girmiş: - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"... |
ÖZLEDİM GÜLÜM
Yüzünü tenini özledim gülüm, Sesini ve seni bekledim gülüm, Aylardır yollara bakan o gözüm, Seni görmüyor ya kör olsun gülüm.
Zehrin acısı sende tatlıdır gülüm, Cehennem ateşini,sende hissetmem gülüm, Hayatta korkulan son nokta ölüm, ölüm bile sende tatlıdır gülüm...

|

Bir yıl daha bitti, ama sakın üzülme zaman çabuk geçiyor diye... Unutma ki herkes aynı şeyi yaşıyor. Bu yılın sonunda geriye baktığında umarım "harika bir yıldı" dersin.. Dileğim bugün dilediğin tüm dileklerinin gerçek olması. Geleceğini oluşturacak her yeni gün, bir önceki günden daha güzel, isteklerine uygun ve seni mutlu edecek şekilde olsun! Belki yanında değilim ama bil ki kalbimin en derin yerinde bugünü seninle kutluyorum. Nice yaşlara..Nice mutlu yillara CANISIM
DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN DERTORTAGIM
|
|

Delikanlı adam scooter tipi motorlara binmez. Delikanlı adam light cola içmez. Delikanlı adam More ve benzeri sigaralar içmez. En delikanlı olanı Camel içer. Delikanlı adam sahte isimle veya isimsiz iş yapmaz. Delikanlı adam laga luga yapmaz. Delikanlı adam dedikodu yapmaz. Delikanlı adam ayağını yorganına gçre uzatmaz. Uygun yorganı yoksa yorgansız yatar. Delikanlı adam rejim yapmaz. Diyet yoğurt, peynir vs. yemez. Delikanlı adam fino ve benzeri kçpekler gezdirmez. Delikanlı adam kısa pantalon giymez. Zorunlu hallerde şort giyer. Delikanlı adam saçını boyatmaz, saç ektirmez. Delikanlı adam az konuşur, çz konuşur. Delikanlı adam kodu mu oturtur. Delikanlı adam Televole ve benzeri programları seyretmez. Delikanlı adam bira içmek isterse soğuk efes içer. Labunya birası içmez. Delikanlı adam silahını sadece temizlik için kullanır, süs için taşımaz, kullanmayacaksa çıkarmaz ve gçstermez. Delikanlı adam Labunya gibi sakal bırakmaz. çrnek : Hakan Şükür, Mirkelam. En delikanlı olanı kirli sakal ile dolaşır. Delikanlı adam borcunu çder. Sadece diğer delikanlılardanborç alabilir. Labunyalardan borç almaz. Delikanlı adam mezesiz de içer. Delikanlı adam sallama çay içmez. Delikanlı adam Malibu, Archies gibi Labunya isimli içkileri içmez. çncelikle rakı, viski, votka, cin, rom, tekila gibi içkileri içer. Delikanlı adam sakız çiğnemez. Delikanlı adam rçntgencilik ve teşhircilik yapmaz. Delikanlı adam papyon takmaz. Zorunlu hallerde kravat takabilir. Delikanlı adam astroloji, yoga, fal, aerobik, step gibi labunya işleri ile uğraşmaz. Delikanlı adam sarhoş olmaz. Olursa da belli etmez. Delikanlı adam pantolon askısı takmaz. Delikanlı adam parlak renkli elbise giymez. Delikanlı adam altın diş takmaz. Delikanlı adam kimseyi ispiyon etmez. Labunyaları bile. Delikanlı adam laf atmaz, sarkıntılık yapmaz. Delikanlı adam canım, cicim ve hayatım gibi kelimeleri gereksiz yere kullanmaz. Delikanlı adam sevgilisiyle el ele dolaşmaz. Delikanlı adam hasta numarası yapmaz. Delikanlı adam artistik yapmaz. Delikanlı adam acil durumlar dışında koşmaz. Delikanlı adam light sigara içmez. Delikanlı adam labunyalar gibi askerden kaçmaz. Delikanlı adam kendisinden uzun boylu kızlarla dolaşmaz
|

Yalnızsan Eğer
Hayatın devraldığı sessiz bir özsudur acı birikir yüreğinin kıvrımlarında ve ağar gözlerine ağır ağır Bulutlar yere inmiştir artık ya da gurbettesindir
~~~~
UNUTMA!! Bir hayalet gibi kapındadır yalnızlık denilen şey ufkun kararabilir birden için çölleşebilir Kaçışın bile bir adımdır ya da dönüşündür kendine
~~~~
UNUTMA!! Her sayfası kederle kararan bir hüzün defterine döner günler ve her sabah 'merhaba hüzün' 'merhaba yalnızlık' diyerek başlarsın hayata Ama hayat bağışlamayacaktır seni ~~~~
UNUTMA!! Üstelik günlüğü yoktur hüznün hiçbir zaman da tutulmayacaktır Serüvenlerin yorgun yeniği elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün ya da hasta bir tanıdıktır ancak hepsi o kadar
UNUTMA SEVDIGIM UNUTMA ..!!
|
|