CaNiK's profile๑۩۞۩๑ [̲̅c̲̅][̲̅a̲̅][̲̅n...PhotosBlogLists Tools Help

Blog


    *

    HTML Web Counter



    Free blog counter

                                    Sevgili Halam Sahara Peri                                                                                                                              Canısım
                                    SaharaPeri'nin Space'ı                                                                                                   Canısımın Space'ı

    *










    GÖNLÜMÜN SEVGİLİSİ

    Gönlümden yüreğime aktın,
    bir kere sevdim de sevgimi sana veremedim.
    Neyazık ki ben yolu yarılamıştım,
    sense yolun başındaydın.
    Olmazı aşkı yaşamıştım ben sende.
    Oysa o kadar istedimki seni seninle yaşamayı.
    Kimin ne dediğini duymadan aldırmadan,
    seni seninle yaşamayı.
    Ama sen bende hiç olmadın ki.
    Hep bir adım uzaktın bana biliyordum
    kalbimin kapılarına zincir vurmuştum.
    Benim sevgim yetmedi yetemedi kalbini sevgiyle doldurmaya
    yada istemedin yada korktun sevdiğim beni sevmeye.
    Haklısın belki ya ben çok bencildim ya da çok sevdim.
    Biliyordum ki....
    Yanlış bir zaman dilimindeydik ikimizde
    GÖNLÜMÜN SEVGİLİSİ

    CaNiK     

    *

    UMUTLUYUM

    İlk gittiğin gün vardı ya,
    Hatırlamazsın ki o zamanı da,
    Ama olsun hayattasın ya
    Yaşıyorsun ya umutluyum hala.

    İlk kez başını çevirdiğin zamanda,
    And içtim sen nereye ben oraya
    Umudu hiç ağlatmadım ya,
    Geceleri ağlasamda.

    Tuttuğumuz yıldızlar hala havada,
    Hani demiştin ya o yıldız kaymazsa,
    Ban yanındayım yanında olmasan da,
    Ne olursa olsun umutluyum hala.

    Gitsen de başka diyarlara,
    Yıldızın kaymadı hala orda!
    Ben buradayım bir başıma
    Ama olsun seviyorsun ya beni hala…

    Geceler beni esir aslada zindanlarda,
    Bulutlar kapatsa yıldızlarımızı da,
    Unutsan gozlerimin renginide
    Bir ışık var umutluyum hala

    *


    Ben seni severken Sen yanımda yoktun ki!
    Ben seni özlerken Sen bilmiyordun ki!
    Ben seni sensiz sevdim...
    Sen yokken bakışların vardı
    Beynime kazınmış
    Nereye baksam oradaydılar,
    Ben seni sensiz sevdim..

    Göremesem de, rüyamdaydın,
    Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin
    Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.
    Sen bile! Ben seni sensiz sevdim...
    Sen olmasan da, hayalin vardı,
    Sen olmasan da, şarkılar vardı; Seni hatırlatan...
    Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
    Ben seni sensiz sevdim...

    Sen olmasan da,yıldızlar vardı,
    Sen olmasan da,bulutlar vardı,
    Sen olmasan da,günbatımları vardı,
    Sen olmasan da,denizler vardı...
    Ben seni sensiz sevdim...

    Aslında sen hep vardın,
    Aynı şehirde,aynı sokakta,
    “Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”
    ama; Ben seni sensiz sevdim...

    Ne olurdu sende beni sevseydin?
    Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?
    Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,
    Hani kıyamet koptuğunda...

    Ben seni sensiz sevdim...

    Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!

    *




    Anlayacaksın

    Parıltılı bir Başkent'in lacivert karanlığında,
    Aç pencereni bak göklere, çoban yıldızını göreceksin.
    Sen tatlı bir uyku beklerken sıcak yatağında,
    Sana gönderdiğim aşk melekleriyle konuşacaksın.
    Sevda şarkılarını ay ışığında mırıldandığında,
    Yıldızlardan sesinin bana döndüğünü hissedeceksin.
    Gülistanıma ektiğim aşk tohumlarında,
    En güzel çiçeklerden taçlar bulacaksın.
    Yokluğumda kan ter içinde gördüğün her düşünde,
    Senin için yaptığım en güzel bestelerimi duyacaksın.
    Seni, beni,
    biz yapacak sır için elindeki çiçeğin tacından,
    Sabırla kopara kopara sonunda seviyor diyeceksin.
    Sımsıcak bir tebessümle beklediğin her gününün,
    Ondört Şubat sevgililer günü olmasını isteyeceksin.
    Seni seviyorum diyebilmenin hazzını yaşarken,
    Dikeni alınmış taze bir gül goncası bekleyeceksin.
    Bir gün gelecek bekliyorum, diliyorum, sevgiçelenim,
    O zaman sevmekle acımak arasındaki farkı öğreneceksin.
    Belki de sana olan büyük ve ölümsüz aşkımın manasını,
    Ak düşmüş saçlarınla, mezar taşıma bakıp anlayacaksın.




    *




                                     OTuRDuK SeNiNLe BaLKoNda
               DeRTLe$TiK SaaTLeRCe
    aMa Ne SeN Ne BeN
    SoYLeYeMeDiK GuNLeRCe...
    HaLBuKi BaKi$LaRDaN BeLLiYDi
    SeViYoRDuK BiRBiRiMiZi
    Ve aYRiLiK aNi GeLDiGiNDe
    TuTaMaDiK KeNDiMiZi...
    SeNiN VeRDiGiN KoLYe
    BeNiM iSe VeRDiGiM YuZuK
    KaLDi iKiMiZe
    O GuNLeRDeN HeDiYe...
    GuNLeR GeCTiKCe
    YeTMeDi HeDiYe
                  YeTeRSiZ GeLDi Bu SeVGiYe
                               oKaDaR CiRPiNMaMiZa RaGMeN
                                       KaVu$aMaDiK BiRBiRiMiZe...!!!
                         --CaNiK--

    *


    Bir sabah, Zamanı durdurdun sen...
    Ayrılığı ekledin sonbahara
    Mevsimin bütün bulutları,
    Gözlerimde birikti de
    Ben yağamadım bakışlarına...
    Söyle!
    Hangi güneş Baharı getirecek şimdi bana?
    Kadehimiz ayrılağa kalkmadı ki hiç
    Ben nasıl içebilirim yokluğuna...
    Belki,
    Zamansızdı sevgim En az gidişin kadar!
    Elde değil bu.
    Sen hiç eylülde sevip de Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı?
    Bilemezsin sevdiğim...
    Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı...
    Doğduğum gündeyim şimdi.
    Yoksun...
    Bir başıma içip, Kağıda gidişini karaladım...
    Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili Anladım...

    *





    Gözyaşım Takılı Kaldı Buluta

    Yağmur kaç gece yağdı Hatırlamıyorum
    Sel mi aldı canımı Hiç bilmiyorum
    Oysa gözyaşım takılı kaldı buluta
    Yağmur kaç gün önce bitti Hatırlamıyorum
    Damlaları göz bebeklerimde mi Bulamıyorum
    Oysa gözyaşım takılı kaldı buluta
    Yağacak sağanak sağanak Karışacak sonsuzluk nehrine
    Çekip götürecek beni
    Senin hoyrat karanlığına
    Gözyaşım ıslatacak saçlarını Biliyorum
    Bir damla olup konacağım Dudağına
    Ne olur onu da kurutm
    a Sevdamı kuruttuğun gibi
    Bir hiç uğruna



    *






    SeVDa

    bir tuhaf bu sevda,
    sessizce bir tuhaf sokuldu yanima.
    sevmem zannederken vuruldugum,
    söylemem derken haykirdigim,
    baglanmam derken tutuldugum...
    bak, üstüne şiir bile yazar oldum!
    sahi o sen misin sevilmememesi gereken?
    ve bu ben miyim, seni düşününce, yüregine baharlar gelen?
    ve ben miyim, biraz üşüyünce, gözlerini hayal eden?
    bakişlarin ne sicak bilir misin?
    bir tuhaf bu sevda gelişi gibi tuhaf olacak gidişi de besbelli...
    belki birden siyrilir yüregimden ansizin.
    belki yillarca kalir da, farkina vardirmaksizin.
    sonra ilerde bir sabah vakti,
    bir de bakarsin kalbinde bir sizi, gözlerin dolar,
    sorarsin: hala burada misin?



    *


    Sen Sen Sen

    Bir dagbasi yalnizligi yasiyorum yeniden,
    Dagbasi yalnizligi ölümden beter.
    Hiç kimse aramasa sormasa beni
    Sen gelsen yeter..
    Huzur ellerinin güzelligidir.
    Gözlerin karsimda mutluluk denizi.
    Her sabah soframizda ekmegimizi
    Sen bölsen yeter..
    Yüregim seninle yaylalar kadar serin
    Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
    Yayla dumani gibi gözlerime her aksam
    Sen dolsan yeter..
    Bende çaresizlik sonsuz kördügüm.
    Bende sabir sende naz..
    Gündüzünden vazgeçtim düsümde biraz
    Bir yüz görümlügü sen olsan yeter..
    Duymasa da hiç kimse sâir gönlümün,
    Sende karar kildigini...
    Ve içimin serha serha yarildigini,
    Sen bilsen yeter..
    Bir gün duysan bittigimi, tükendigimi..
    Çikip gelsen uzaklardan korkulu ürkek..
    Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
    Egilsen yeter...



    *


      TRAFİK

     Temel ile Fadime birgün arabayla dolaşıyorlarmış az sonra bunları polis  durdurmuş ve yanlarına bir kamera ve bir muhabirle gelmişler.
     Muhabir : "Sizi tebrik ederiz beyfendi! kaç saattir burdayız emniyet  kemeri takılı olarak araba kullanan tek sürücü sizsiniz ödül olarak  kanalımız size 500 milyon veriyor! Eee ne yapacaksınız bu parayla ?"  Temel cevap verir : "Ilk fırsatta bir ehliyet alıcam!" Fadime telaşlanır  durumu düzeltmek için "Kusura bakmayın alkollüyken ne dediğini  bilmez!" Arka koltukta oturan idris atılır "Ben dedim size çalıntı arabayla  yola çıkmayalım diye yakalandık işte!" Bu arada bagajdan bir ses gelir  "Ula hala geçmedik mi şu sınırı???!!"...

     ÖNLEM

     Temel akciğer kanseri olmuş Doktorlar iki aydan daha fazla yaşaman  mucize olur demişler ve umitsiz olduğu için tedaviye de son  vermişler. Oleceğini anlayan Temel , bütün eşiyle dostuyla  helalleşmeye karar vermiş. Fakat bizim Temel gördüğü herkese  kendisinin AIDS hastalığına yakalandığını ve iki ay içinde öleceğini  anlatıyor ve helal etmelerini istiyomuş haklarını. Tabii bunu duyanlar  Temel'e helallik veriyorlarmış ama bir yandan da elini bile son bir  defa sıkıp, kucaklaşmaktan kaçınıyorlarmış. Temel'in en iyi arkadaşı  Dursun Temel'in bu yaptığını duyunca sormuş - Yaw Temel, anladık  sen Kanser oldun ölecen, neden millete AIDS oldum diyon,
     bak herkesi bir korku sardı demiş. Temel; - Yaw Tursun, öyle de  öleceeezzz böyle de ölecez, bari karıyı sağlama alalım dedim...

    *

      
      YAVA$

     Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor... Bakmış bir tabela:
     "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80'e indirmiş Temel.
     Az sonra bir tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel 60'a inmiş.
     Merakla giderken yeniden bir tabela: "YAVAŞLA 40." - "Yolda  çalışma var galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine  bir tabela: "YAVAŞLA 15 km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş
     Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da  çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir
     tabela görmüş: "YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500" ...



      SINYAL

     Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu.
     Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak  etti ve  Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye  meydanın  etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal  takıldı da....

    *

      

     TEST

     Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi  aralarında "şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına  gelmiş mi?" demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına  çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir  kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve: - "Buyrun  beyler, yiyiniz." demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere  saldırmış, öteki araya girmiş: - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl  olsa duruyor!"...

    *



    Huzunlu bir ask hikayesi

    Herşey 2 yıl önce babamın emekli olmasıyla başladı. Bu şehre taşınmak kabus gibiydi ama hayatıma o girince şehir cennete dönüştü. 1 Haziran 2003 te onun doğumgününde geldik buraya bu lanet şehre. Herşey çok güzel başlamıştı. Çok güzel devam etti. Takii ailelerimizin duyması ve benım teyzemin yani onun yengesinin araya girmesiyle kabus dolu günler başladı. Herşeye karşı dimdik ayaktaydık. Ne teyzem ne ailelerimiz bizi yıldıramadı. Kimseden saklamadık sevgimizi. Hiç inkar etmedik. Hep haykırdık. Kimseden korkmadan özgürce yaşadık duygularımızı. Aradan 1,5 yıl geçti. Ev sahibimizin oğlunun beni istemesiyle herşey dahada kötüye gitti. Teyzemin müdaheleleriyle canımdan ve aşkımdan bezdim. Benim hayatıma karışmaya hiç hakkı yoktu. Ama teyzem hep bunun aksini yaptı. Attığım her adıma karıştı. Gideceğim heryere beni kendisi götürdü. Buna dayanamıyordum. Bir yandan da çevremin baskısı vardı. Ev sahibimizin oğluyla evlenmem için herkes üzerime geldi. Zenginmiş... Ne işe yararki zenginliği? Bunalıma girdim teyzemin ve çevremin baskısından. Ve sonunda annemin karşısına geçtim ve dedimki - "Anne başkasını sevdiğimi biliyorsun. Eğer ev sahibinin oğluyla evlenirsem bu benim ölümüm olur. Gel inat etme beni sevdiğime ver. Mutsuz olmama engel olmalısın. Sen benım annemsin. Ben herşeye rağmen seni bırakıp gitmedim. Senin başın öne eğilmesin diye bütün baskılara rağmen onunla kaçıp gitmedim. Benim yerimde kim olsa annesinin düşeceği durumu düşünmeden çekip giderdi. Ben bunu yapmadım çünkü ben seni çok seviyorum. Ama onuda çok seviyorum. Gel inadı bırak razı ol onunla evlenmeme. Sen evet dedikten sonra teyzem hiçbir şeye karışamaz. Buna müsade etmem. Sen evet de gerisini bana bırak." Ama annem bunca çabama ve cesaretime rağmen razı olmadı. - "ölürüm de seni ona vermem. Eğer onu tercih edersen cenazeme bile gelme." dedi bana. Artık elim kolum bağlanmıştı. Yapacak iki şey kalmıştı bana. Ya evlenecektim ev sahibinin oğluyla ya da ölecektim. Ama ölmemeliydim. Anneme kıyamazdım. O bana kıydı ama ben ona kıyamazdım. Ölemedim... Çok istedim ama olmadı. Sonunda yoruldum ve ev sahibimizin oğluyla evlendim... Hayatımın en büyük hatasıydı. Kimse inanmadı evlendiğime. Sevdiğimin yüzü yere eğildi. Hayat bitmişti ikimiz için. Onun yerinde olmayı hiç istemezdim. Hele kendi yerimde olmayı asla... Evlendim ve tabiki mutsuzum ve ömrümün sonuna kadar bu değişmeyecek. Çünkü biliyorumki eşimden boşansam bile ne sevdiğim eskisi gibi nede ben eskisi gibi olamayız. Aramıza karlar yağdı, başka hayatların gölgesi düştü. Şimdi 5 aylık evliyim. Ve 5 aydır her gece onun için dua ediyorum. Benim kadar sevebileceği biri olsun. Mutlu olsun... Benim çektiklerimi o çekmesin diye. Onu hala ilk günkü gibi seviyorum. Allah tan tek dileğim kaldı; bir gün bende herkes gibi öleceğim. Mezar taşıma: AŞKI UĞRUNA ÖLDÜ.TEK İSTEĞİ SEVDİĞİ ÖLDÜĞÜNDE KENDİ YANINA GÖMÜLMESİDİR... yazılsın. Beni bu hale düşürenlere ibret olsun mezar taşıma yazılanlar...


    *


    BeN BiLMeM uNuTMaYi BeN BiLMeM
    INaN SeNDeN Ba$KaSiNi aSLa SeVMeM
    HeP DeRDiK Ya HaNi
    Ya SeN Ya HiC
    SeNDeN Ba$KaSiNa Bu GoNLuMu VeRMeM..
    ALLaHiMa YaLVaRMi$TiM YiLLaR oNCe
    SeNi BiRKeZ GoRSeM DiYe
    RaBBiM DuYDu SeSiMi
    BeNCe CiKaRDi KaR$iMa SeNi O GuNLeRDe..
    Ve Ba$LaDi YiNe O A$K
    ICiMiZDe BiTMeYeN YiLLaRCa
    YeNiDeN aLeVLeNDi KaR$iLa$iNCa
    KaLBiM YeRiNDeN CiKTi KaLiNCa Ba$Ba$a..
      

       


    *



    ÖZLEDİM GÜLÜM

    Yüzünü tenini özledim gülüm,
    Sesini ve seni bekledim gülüm,
    Aylardır yollara bakan o gözüm,
    Seni görmüyor ya kör olsun gülüm.

    Zehrin acısı sende tatlıdır gülüm,
    Cehennem ateşini,sende hissetmem gülüm,
    Hayatta korkulan son nokta ölüm,
    ölüm bile sende tatlıdır gülüm...




    *


    YALNIZLIK

    Ben bu gece yalnızlığımı yaşıyorum
    Nefes alışlarım düzensiz
    Yüreğim acıyla dolu Yaşıyorum sensiz,
    yaşıyorum nedensiz Sol yanım acıyor,
    sol yanım kanıyor
    Gördüğün ışık değil Ruhum yanıyor
    Ben bu gece, bir kez daha yıkılıyorum
    Yıkılmam sessiz Yıkılışım düzensiz
    Gözyaşlarım hüzün kokulu
    Bir çerçeve gibiyim, resimsiz
    Ben bu gece son şiirimi yazıyorum
    Kelimelerim kifayetsiz Satırlarım hüzün kokulu
    İlhamım yetersiz İmla hatalarım vefasızlık dokulu
    Benim için diploma vakti Sanırım bitti hayat okulu
    Ben bu gece son ilmiğimi atıyorum
    Yarım kalmış bir sevdanın
    Tamamlanmayacak kılıfına
    Ve son sözümü söylüyorum
    “ELVEDA”


    *



    Bir yıl daha bitti,
    ama sakın üzülme zaman çabuk geçiyor diye...
    Unutma ki herkes aynı şeyi yaşıyor.
    Bu yılın sonunda geriye baktığında
    umarım "harika bir yıldı" dersin..
    Dileğim bugün dilediğin tüm dileklerinin gerçek olması.
    Geleceğini oluşturacak her yeni gün,
    bir önceki günden daha güzel,
    isteklerine uygun ve seni mutlu edecek şekilde olsun!
    Belki yanında değilim ama
    bil ki kalbimin en derin yerinde bugünü seninle kutluyorum.
    Nice yaşlara..Nice mutlu yillara CANISIM

    DOGUM GUNUN KUTLU OLSUN DERTORTAGIM



    *




    Delikanlı adam scooter tipi motorlara binmez.
    Delikanlı adam light cola içmez.
    Delikanlı adam More ve benzeri sigaralar içmez.
    En delikanlı olanı Camel içer.
    Delikanlı adam sahte isimle veya isimsiz iş yapmaz.
    Delikanlı adam laga luga yapmaz.
    Delikanlı adam dedikodu yapmaz.
    Delikanlı adam ayağını yorganına gçre uzatmaz. Uygun yorganı yoksa yorgansız yatar.
    Delikanlı adam rejim yapmaz. Diyet yoğurt, peynir vs. yemez.
    Delikanlı adam fino ve benzeri kçpekler gezdirmez.
    Delikanlı adam kısa pantalon giymez. Zorunlu hallerde şort giyer.
    Delikanlı adam saçını boyatmaz, saç ektirmez.
    Delikanlı adam az konuşur, çz konuşur.
    Delikanlı adam kodu mu oturtur.
    Delikanlı adam Televole ve benzeri programları seyretmez.
    Delikanlı adam bira içmek isterse soğuk efes içer. Labunya birası içmez.
    Delikanlı adam silahını sadece temizlik için kullanır, süs için taşımaz, kullanmayacaksa çıkarmaz ve gçstermez.
    Delikanlı adam Labunya gibi sakal bırakmaz. çrnek : Hakan Şükür, Mirkelam. En delikanlı olanı kirli sakal ile dolaşır.
    Delikanlı adam borcunu çder. Sadece diğer delikanlılardanborç alabilir. Labunyalardan borç almaz.
    Delikanlı adam mezesiz de içer.
    Delikanlı adam sallama çay içmez.
    Delikanlı adam Malibu, Archies gibi Labunya isimli içkileri içmez. çncelikle rakı, viski, votka, cin, rom, tekila gibi içkileri içer.
    Delikanlı adam sakız çiğnemez.
    Delikanlı adam rçntgencilik ve teşhircilik yapmaz. Delikanlı adam papyon takmaz. Zorunlu hallerde kravat takabilir.
    Delikanlı adam astroloji, yoga, fal, aerobik, step gibi labunya işleri ile uğraşmaz.
    Delikanlı adam sarhoş olmaz. Olursa da belli etmez.
    Delikanlı adam pantolon askısı takmaz.
    Delikanlı adam parlak renkli elbise giymez.
    Delikanlı adam altın diş takmaz.
    Delikanlı adam kimseyi ispiyon etmez. Labunyaları bile.
    Delikanlı adam laf atmaz, sarkıntılık yapmaz. Delikanlı adam canım, cicim ve hayatım gibi kelimeleri gereksiz yere kullanmaz.
    Delikanlı adam sevgilisiyle el ele dolaşmaz.
    Delikanlı adam hasta numarası yapmaz.
    Delikanlı adam artistik yapmaz.
    Delikanlı adam acil durumlar dışında koşmaz.
    Delikanlı adam light sigara içmez.
    Delikanlı adam labunyalar gibi askerden kaçmaz.
    Delikanlı adam kendisinden uzun boylu kızlarla dolaşmaz


    *





    Yalnızsan Eğer

    Hayatın devraldığı
    sessiz bir özsudur acı
    birikir yüreğinin kıvrımlarında
    ve ağar gözlerine ağır ağır
    Bulutlar yere inmiştir artık
    ya da gurbettesindir

    ~~~~

    UNUTMA!!
    Bir hayalet gibi kapındadır
    yalnızlık denilen şey
    ufkun kararabilir birden
    için çölleşebilir
    Kaçışın bile bir adımdır
    ya da dönüşündür kendine

    ~~~~

    UNUTMA!!
    Her sayfası kederle kararan
    bir hüzün defterine döner günler
    ve her sabah 'merhaba hüzün'
    'merhaba yalnızlık'
    diyerek başlarsın hayata
    Ama hayat bağışlamayacaktır seni
    ~~~~

    UNUTMA!!
    Üstelik günlüğü yoktur hüznün
    hiçbir zaman da tutulmayacaktır
    Serüvenlerin yorgun yeniği
    elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
    ya da hasta bir tanıdıktır ancak
    hepsi o kadar

    UNUTMA SEVDIGIM UNUTMA ..!!